Fosil Yakıtlar ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Yaşam Döngüsü Analizi

Yaşam döngüsü analizi, bir ürün veya hizmetin ortaya çıkışından son kullanımına kadar geçen süreci kapsayan tüm aşamaların analizi yapılarak çevreye etkisini ortaya çıkaran  yöntemdir. Çevre duyarlılığının oldukça arttığı son 30 yılda, yaşam döngüsü analizleri birçok ürün için yapılmakla birlikte seragazı salınımının en fazla yapıldığı enerji sektörü için de uygulanmaktadır. Bu sayede birbirinden farklı birçok enerji tesisi ortak bir birim çatısı altında değerlendirilip çevreye olan zararı kıyaslanabilmektedir.

 Yaşam döngüsü analizini enerji üretim tesisleri için uyarladığımızda, kaynağın ortaya çıkması, işlenmesi; tesisin inşaatı, işletilmesi, devreden çıkarılması ve atık yönetimi gibi birçok süreci incelememiz gerekir. Çeşitli metotlar kullanılarak işlemler yapıldıktan sonra, ortak bir çıktı üzerinde konuşup kıyaslayabilmek adına yaşam döngüsü analizinin birimi, “1 kilowatt saatlik elektrik üretmek için çevreye salınan karbondioksitin gram olarak eşdeğeri” şeklindedir (gCO2eq/kwh). Elbette bu kadar farklı aşamayı içeren bu analizde yalnızca karbondioksit salınmamaktadır. Ancak sera gazları içerisinde en büyük yüzdeyi karbondioksit gazı aldığı için,  metan, sülfür, ozon gibi salınımlar karbondioksit eşdeğerine çevrilerek hesaplamaya dahil edilir.

Farklı kaynaklar incelendiğinde farklı aşamalarda yapılan salınımın payı gözlenmektedir. Bir kömür santrali için en fazla salınım yapılan aşama kömürün yanması süreci olmasına rağmen, rüzgar santrali incelendiğinde inşa aşaması en yüksek yüzdeye sahiptir. Elbette yapılan analizler; tesisin bulunduğu bölge, kaynağa yakınlığı, tesisin türü, kullanılan teknoloji, işletme şekli, yakıtların imhası gibi birçok değişken içerdiğinden tek tip bir sonuca ulaşılamamakla birlikte, hangi aşamanın çevreye daha çok zarar verdiği konusunda genel bir yargıya varılabilir. Aşağıdaki tabloda farklı kaynaklardan üretilen elektriğin gCO2eq/kwh cinsinden salınım değeri yer almaktadır:

life cycle[1]

Tabloda görüldüğü üzere nükleer enerjiden elektrik üretimi rüzgar üretimiyle neredeyse aynı ortalama değere sahiptir. Bunun en önemli sebebi nükleer santrallerin en fazla salınımı rüzgar santralleri gibi inşaat aşamasında yapmasıdır. Kömür ile kıyaslandığında da nükleer ve rüzgar enerjisinin çevreye yaklaşık 70 kat daha az salınım yaptığı gözlenmektedir.

Aşağıdaki tablolarda Japonya örneği için farklı kaynaklardan enerji üretimi sürecindeki seragazı salınımının payları gösterilmiştir [2]:

coal - oil

nuclear

hydro

wind

 

KAYNAK:

[1] “Life-cycle greenhouse-gas emissions of energy sources ,” Wikipedia Contributers, [Online]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Life-cycle_greenhouse-gas_emissions_of_energy_sources#cite_note-IPCC_2014_Annex_III-2, 6 May. 2016

[2] Hondo, Hiroki, (2005), Life cycle GHG emission analysis of power generation systems: Japanese case, Energy, 30, issue 11, p. 2042-2056.

 

Bu yazı Alternatif Enerji Kaynakları kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir