Biyodizel ve Karışım Oranları

Biyoyakıtların bir türü olan biyodizel, organik yağların etanol veya metanol ile transesterleşme reaksiyonuna girerek dizel yakıta çevrilmesi sonucu elde edilir. Kabaca, 100 birimlik yağ, 10 birimlik kısa zincirli bir alkol ile (genellikle metanol) bir katalizör eşliğinde (NaOH) tepkimeye girerek 100 birimlik biyodizel ve 10 birimlik gliserin ( genelde ilaç ve kozmetik sanayiinde kullanılan bir tür şeker) oluşturur [1].

biodiesel-production-schematic[1]

Biyodizel, yurtiçinde üretilebilmesi, zararlı gaz emisyonu yaymadan yanabilmesi ve petrol bağımlılığını azaltabilmesi sayesinde ülkelerin enerji arz güvenliğini ve hava kalitesini artırır, çevreye daha az zarar verir. Nitekim, B100 türü biyodizel kullanımı normal dizel kullanımına oranla karbondioksit salınımını %75 azaltır. Bununla birlikte parlama noktası 130 C olduğu için (normal dizel 52 C) daha kolay ve güvenli şekilde depo edilir, taşınır ve kullanılır [1].

biodiesel-emissions-graph  [1]

Ekonomik ve teknik nedenlerden ötürü biyodizeller farklı konsantrasyonlarda üretilir:

Düşük konsantrasyon: B5 ve B2 şeklinde iki türü vardır. B5, %5 biyodizel %95 normal dizel ; B2 ise %2 biyodizel %98 normal dizel bileşeniyle oluşturulur. Düşük karışım oranlı bu türler, dizel yakıtla çalışan her türlü motor tipinde güvenli bir şekilde kullanılabilir. Ülkemizde kullanılan biyodizel yakıt türü bu grupta yer alır. 27 Eylül 2011 tarih ve 28067 sayılı “Motorin Türlerine İlişkin Teknik Düzenleme Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”e göre Piyasaya akaryakıt olarak arz edilen motorin türlerinin, yerli tarım ürünlerinden üretilmiş yağ asidi metil esteri (YAME) içeriğinin: 1/1/2014 tarihi itibariyle en az %1, 1/1/2015 tarihi itibariyle en az %2, 1/1/2016 tarihi itibariyle en az %3 olması zorunludur. Ancak 25 Şubat 2011 tarih ve 27857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle biyodizelin litre fiyatına 0,91 TL’lik ÖTV vergisi konulmuştur. Bu verginin ardından ülkemizde biyodizel üretimi maliyeti karşılamadığı için duraklama dönemine girmiştir [2].

B20: Düşük maliyet ve emisyon ile yüksek soğuk hava performansı gibi sebeplerden ötürü ABD’de en çok kullanılan biyoyakıt türüdür. Karışım oranı %6-%20 arasındadır. Genel olarak 1996 ve sonraki model araçlarda B20 ve altı seviyelerde biyodizel kullanımı için herhangi bir değişiklik yapmaya gerek yoktur [2].

Yüksek konsantrasyon ve B100: Yüksek maliyet ve mevzuat yetersizliği nedeniyle B20 ve altı karışım oranlarıyla kıyaslandığında daha az yaygındır. %20 seviyesinin üstüne çıktıkça her bir galondaki enerji içeriğinin azaldığı ve bu oranın üstündeki biyodizelin kullanılması için araçlarda modifikasyonlar gerektiğinden hala geliştirme aşamasındadır [1].

 

KAYNAK:

[1] “Biodiesel Fuel Basics, ” Office of Energy Efficiency & Renewable Energy, [Online]. Available: http://www.afdc.energy.gov/fuels/biodiesel_basics.html, 28 Nis. 2016

[2] “Biyodizel, ” Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü, [Online]. Available: http://www.eie.gov.tr/yenilenebilir/biyodizel.aspx, 28 Nis. 2016

 

Bu yazı Alternatif Enerji Kaynakları kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir