Biyokütle Enerjisi

Biyolojik kaynaklar (bitkiler, tarımsal atıklar, kentsel atıklar , gübre vb.) kullanılarak, hızlı bir artış gösteren dünya nüfusunun ve sanayinin ihtiyacı olan  yakıt, elektrik ve kimyasal maddelerin üretilmesi süreci tarih olarak 1700lere dayanmaktadır. Kısaca özetleyecek olursak [1]:

  • 1700lerde bitkisel ve hayvansal yağlar Avrupa ve Amerika’da sokakları aydınlatmak için kullanılmıştır.
  • 1800lerde balina yağının galonu 1.3-2.5 $ arasında, kerosenin galonu da 60 cent’ten satılır duruma gelerek piyasada rekabet başlamıştır. 1826’da Samuel Morey alkolle çalışan ilk kıvılcım ateşli motoru, 1860’da ise Nikolaus Otto etanolle çalışan Otto çevrimli motoru icat etmiştir.
  • 1900lerde Alman İmparatoru Kaiser Wilhelm petrol yerine patateslerden elde edilen alkolün kullanılmasını teşvik etmiştir. Etanolle çalışan su ısıtıcılar ve diğer ev eşyaları yaygınlaşmıştır. 1. Dünya Savaşı sırasındaki petrol sıkıntısı nedeniyle Henry Ford alkolle çalışan traktör ve Model T tipi araç üretimine geçmiştir.
  • 2000li yıllarda petrol fiyatlarının yüksekliği, sera gazı salınımının ve çevresel duyarlılıkların artmasıyla biyoenerji sektörü ivme kazanmış ve 2012’de 19.5 milyar galonluk biyoyakıt üretimine ulaşılmıştır.

Biyokütle enerjisinin hammadde ihtiyacını karşılamak için özel yetiştirilen ekinler ile tarım, ormancılık, kentsel ve hayvansal endüstri atıkları kullanılır. Özel yetiştirilen ekinler; dallı darı, bambu, sorgum, çayır otu, buğday çimi, süpürge otu vb. bitkilerdir. Tarımsal atıklar hasat edilmeyen ve ticari olarak kullanılmayan yaprak, sap, koçan ve kabuklardan oluşur. Kentsel atıklar işyeri ve meskenlerde kullanılmış olan kağıt, karton, çöp vb. atıklardır. Hayvansal atıklar da başta gübre olmak üzere farklı süreçler sonunda kullanılmayan atıklardır [2]. Genel olarak hayvan gübreleri ve ölü ağaçlar enerji üretiminde; hayvansal atıklar biyogaz; bitkisel atıklar da biyodizel üretiminde kullanılır.

Enerji üretimi: Tarım ve ahşap işleme sektörlerinden gelen atıklar kazanlarda yakıldıktan sonra açığa çıkan buhar, türbini döndürür ve türbinin bağlı olduğu jeneratör elektrik üretir. Ya da, yüksek verimli kazanlarda organik atıklar kömürle birlikte yakılarak yakıt kullanımı ve zararlı gaz salınımı azaltılır ve ısı veya elektrik üretilir.

Biyogaz: Organik maddeler oksijensiz ortamlarda anaerobik bakteriler tarafından sindirilerek metan ve diğer gazlar oluşturulur. Bu gazlar oksijenle yakıldığında enerji üretimi gerçekleşir.

Biyodizel: Kanola, ayçiçeği, soya gibi bitkilerden elde edilen bitkisel yağlar ve hayvansal yağlar,  etanol veya metanol ile transesterleşme reaksiyonuna girerek zehirli olmayan ve biyolojik olarak parçalanabilir olan dizel yakıt üretilir.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporuna göre, biyoenerji 2013 yılında dünya talebinin %10.2’sini karşılamıştır ve bu oranın 2030 yılına kadar yaklaşık %20’ye çıkması beklenmektedir [3].

iea_mtrmr2015_bioenergypowergenerationforecastbyregion-631x224[3]

 

KAYNAK:

[1] “A Short History of Biofuels, ” Bioenergy Connection, [Online]. Available: http://bioenergyconnection.org/article/short-history-biofuels, 26 Nis. 2016

[2] “Biomass Technology Basics, ” Office of Energy Efficiency & Renewable Energy, [Online]. Available: http://energy.gov/eere/energybasics/articles/biomass-technology-basics , 26 Nis. 2016

[3] “Key World Energy Statistics, ” IEA, [Online]. Available: https://www.iea.org/publications/freepublications/publication/KeyWorld_Statistics_2015.pdf , 26 Nis. 2016

 

 

 

 

 

Bu yazı Alternatif Enerji Kaynakları kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir