Ortadoğudaki Boru Hattı Savaşları

“Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir.”

Winston Churchill’in 1936 yılında avam kamarasına hitaben söylediği bu sözden beri, büyük devletlerin Ortadoğu politikasına yeni bir slogan eklendi:

“Bir m3 doğalgaz, bir damla kandan daha değerlidir!” 

Ortadoğu ülkeleri, dünyanın en büyük hidrokarbon yataklarına sahip olmanın yanında jeopolitik konumları sayesinde Basra Körfezi, Kızıl Deniz ve Akdeniz üzerinden büyük çapta ticaret gerçekleştirebilme imkânına sahiptir. Bu nedenle, gerek komşu ülkeler üzerinden geçerek global arz sistemine bağlanan, gerekse denizler üzerinden ticaret gerçekleştirilecek önemli limanlara bağlanan oldukça kompleks petrol ve doğalgaz boru hatlarına ev sahipliği yapmaktadır. Dünyanın en büyük enerji kaynakları ile en büyük tüketicilerini birleştiren bu boru hatlarının güzargahlarının belirlenmesinde elbette farklı ülkelerin farklı çıkarları bulunmaktadır. Bu yazıda, stratejik konum ve hacim olarak değerlendirildiğinde öne çıkan boru hatları bölge ülkeleriyle birlikte değerlendirilecektir.

Öncelikle aktif petrol ve doğalgaz boru hatlarına bir bakalım:

petrol boru hatları

Şekil 1: Petrol Boru Hatları [1]

Petrol Boru Hatları

  • Şekil 1’de yer alan 1 numaralı Doğu-Batı hattı, günde 5 milyon varillik taşıma kapasitesine sahip olup dünyanın en büyük petrol sahası olan Ghawar sahasından çıkarılan petrolün bir kısmını 1170 km mesafe kat edip Kızıl Deniz’deki limanlara taşıyarak Avrupa’ya petrol arzına katkı sağlar.
  • 2 numara ile gösterilen Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı günlük 1,6 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olup 970 km uzunluğundadır.
  • 3,4,5,6 ve 7 numaralı boru hatları çeşitli sebeplerden dolayı aktif değildir.

 

ddgaz

Şekil 2: Doğalgaz Boru Hatları [2]

Doğalgaz Boru Hatları

  • Şekil 2’de yer alan 1 numaralı Dauletabad – Sarakhs Boru Hattı, Türkmenistan’dan ithal edilen yıllık 12 milyar m³ doğalgazı İran’ın üretim merkezi olan güneyi ile tüketim merkezi olan kuzeyini birbirine bağlayan 2 ve 3 numaralı boru hatlarına aktarır.
  • 4 numara ile gösterilen Tebriz-Ankara Boru Hattı, 2577 km uzunlukta olup yılda 14 milyar m³ doğalgazı İran’dan Türkiye’ye taşır.
  • 5 numara ile gösterilen Mavi Akım Boru Hattı, 1213 km uzunlukta olup yılda 16 milyar m³ doğalgazı Rusya’dan Türkiye’ye taşır.
  • 6 numara ile gösterilen Arap Doğalgaz Boru Hattı, 1200 km uzunluğunda olup yılda 10.3 milyar m³ doğalgazı Mısır’dan; İsrail, Ürdün, Lübnan ve Suriye’ye taşır.
  • 7 numara ile gösterilen Doğu-Batı hattı, Suudi Arabistan’ın Ghawar sahasında üretilen doğalgazı ülkenin batısında yer alan petro-kimya tesislerine taşır.

 

Şimdi de kısa kısa bölge ülkelerini inceleyelim:

Suudi Arabistan

Petrol Rezervi: 266 milyar varil (2. Sıra)

Doğalgaz Rezervi: 8,7 trilyon m3   (6. Sıra)

En büyük Petrol Sahası: Ghawar (71 milyar varil)

Petrol İhraç Ettiği Ülkeler: Çin, ABD, Hindistan

suud

Şekil 3: Suudi Arabistan Boru Hatları [2]

Teknik olarak bakıldığında petrol ve doğalgazın oluşum süreçleri birbirine yakın olduğundan, petrol veya doğalgaz bulmak için açılan kuyular genelde ikisinin de bulunmasıyla sonuçlanır. Öyle ki, 2011 ve 2012 yıllarında ABD’de açılan her iki kuyudan biri petrol ve doğalgazın birlikte çıkarılmasıyla sonuçlanmıştır [3]. Bu nedenle dünyanın en büyük 2. petrol rezervine sahip olan Suudi Arabistan, aynı zamanda 6. büyük doğalgaz rezervini de sınırları içinde bulundurmaktadır. Hem Basra Körfezi hem de Kızıl Deniz’e komşu olan Suudi Arabistan’da üretim sahaları, tüketim bölgeleri ve rafinerilerle birleştirilmiştir. Amerikan menşeili Suudi Aramco şirketi bölgedeki yatırımlardan sorumludur.

İran

Petrol Rezervi: 157 milyar varil (4. Sıra)

Doğalgaz Rezervi: 33.6 trilyon m3   (2. Sıra)

En Büyük Petrol Sahası: Ahvaz (65.6 milyar varil)

En Büyük Doğalgaz Sahası: Güney Pars (20 trilyon m3)

Petrol İhraç Ettiği Ülkeler: Çin, Hindistan, Japonya

iran

Şekil 4: İran Boru Hatları [2]

Dünya doğalgaz rezervi açısından 2. sırada bulunan İran, bu anlamda Rusya’nın bölgedeki en büyük rakibi konumundadır. Rusya’nın İran üzerinde abilik üstlenmesinin ve iyi ilişkiler kurmaya çalışıp karşısına almak istememesinin en önemli sebebi işin ekonomik boyutudur.

Çin açısından bakıldığında ise, sürekli artan enerji ihtiyacının düşük CO2 salınımıyla karşılanmasının en kolay yolu, doğalgaz arz güvenliğini artırmaktır. Batının yaptırımları nedeniyle gaz ihraç potansiyelini henüz tam anlamıyla kullanamayan İran’da, 2004 yılından beri Çinli firmaların gaz arama, boru hattı inşa etme ve LNG satış anlaşmaları bulunmaktadır.  Halihazırda inşa halinde olan ve Rusya destekli(!) İran-Pakistan doğalgaz boru hattının, ilerleyen dönemlerde Çin’e uzanması beklenmektedir.

Irak

Petrol Rezervi: 143 milyar varil (5. Sıra)

Doğalgaz Rezervi: 6,4 trilyon m3   (7. Sıra)

En Büyük Petrol Sahası: Rumaila (17 milyar varil)

Petrol İhraç Ettiği Ülkeler: Çin, Hindistan, Güney Kore

iraq

Şekil 5: Irak Boru Hatları [2]

Irak için bilmemiz gereken iki şey vardır: Petrol ve doğalgaz rezervleri ülkenin kuzeyi (Kürdistan bölgesi) ve güneyinde (Basra körfezi) yoğunlaşmıştır ve uğruna savaş çıkarılan petrolünün yanı sıra Irak, çok zengin doğalgaz kaynaklarına sahiptir. Ancak “demokrasi ve istikrar” getirmek için çıkarılan Irak Savaşı’nın ülkeye daha çok kaos yaşatması nedeniyle yatırımlar askıya alınmış durumdadır. Türkiye açısından bakıldığında, mevcut durumda Kürdistan’dan ithal ettiğimiz petrolün yanı sıra ilerleyen yıllarda doğalgaz arzımızı da çeşitlendirmek amacıyla bölgede yeni bir boru hattı inşası planlanmaktadır.

Suriye

Petrol Rezervi: 2.5 milyar varil (31. Sıra)

Doğalgaz Rezervi: 240,7 milyar m3   (45. Sıra)

En Büyük Petrol Sahası: Deir Ezzor Bölgesi

Petrol İhraç Ettiği Ülkeler: Almanya, İtalya, Fransa (2010 verileri)

arab gas

Şekil 6: Arap Doğalgaz Boru Hattı: Mısır gazını kuzeye taşıyan bu hatta Suriye-Kilis bağlantısı iç savaş nedeniyle tamamlanamadı. [2]

Irak’daki savaş petrol üzerineydi. Suriye’de ise boru hattı savaşları yaşanıyor [4].

Bölge aktörlerini boru hatları perspektifinden incelediğimizde ortaya şu sonuçlar çıkıyor:

Rusya:

  • Dünyanın en büyük ikinci tüketicisi olan Avrupa doğalgaz pazarındaki %40’lık payını azaltmak istemiyor, hatta artırma peşinde koşuyor. Bölgede kendisine rezerv açısından rakip olacak iki ülke var: İran ve Katar. Mevcut durumda Batı’nın yaptırımlarına karşı İran ile ilişkilerini yüksek seviyede tutmak istiyor ancak İran güvenilir bir ortak değil. Yalnızca köşeye sıkıştığı için Rusya ile işbirliği içinde. Bunu çok iyi bilen Rusya, İran’ın olası ihanetine karşı Suriye’yi elinde tutmak istiyor. Çünkü İran gazının Avrupa pazarına en ekonomik gidiş rotası İran-Irak-Suriye üzerinden Akdeniz limanlarına ulaşmak. Bir başka rakip olan Katar’dan Avrupa’ya gidiş ise yine benzer şekilde mevcut boru hatları kullanarak Katar-Suudi Arabistan-Ürdün-Lübnan-Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa. İki rota için de Suriye kilit rol üstleniyor.

İran:

  • Batı’nın yaptırımları nedeniyle henüz rezervlerini yeterince geliştirememiş olan İran, 2004 yılından beri Çin ile yakın ilişkiler içinde bulunuyor. Rusya ve Çin her ne kadar işbirliği içinde görünse de bölgede farklı çıkarları bulunuyor. Enerji tüketim devi olan Çin, Rusya ve onun uyduları olan Orta Asya ülkelerinden halihazırda doğalgaz ithal ediyor ancak onun da derdi AB gibi arz çeşitliliğini ve enerji güvenliğini sağlamak. Bu nedenle Rusya çok istemese de Çin-İran yakınlaşmasına ılımlı bakmak durumunda kalıyor. İran, Batı’nın yaptırımları gevşediği zaman işlenmesi ve çıkarılması kolay olan petrole yükleniyor. Yaptırımlar tamamen kaldırılırsa, nispeten daha pahalı yatırım gerektiren doğalgazını AB pazarına ihraç etmeye hazır.

AB – ABD:

  • Batı’nın bölgede birden fazla çıkarı olabilir ama öncelikli hedef enerji güvenliğini sağlamak. Enerji yoksa, medeniyet yok. Bundan 2-3 yıl öncesine kadar Rusya, Güney Akım projesi ile Karadeniz altından geçecek bir boru hattı vasıtasıyla Bulgaristan üzerinden AB’ye yeni doğalgaz hattı inşa etmeyi planlıyordu. AB Rusya’ya daha fazla bağımlı olmamak için enerji mevzuatını değiştirdi ve gazı ihraç eden ve taşıyan şirketin farklı olması koşulunu getirdi. (Şimdiye kadarki tüm projelerde gazı ihraç eden de taşıyan da Gazprom’du). İşte bu yüzden Güney Akım apar topar iptal edildi ve Türk Akımı desteklendi. Türk Akımı’nın ikinci ayağı gerçekleşirse Rusya gazı Edirne’ye kadar getirecek ve sonrasında AB mevzuatına uygun şekilde gazın farklı bir şirket tarafından taşınmasına izin verecek. Türk Akımı kara kaşımız kara gözümüz için ortaya atılmadı. Amaç AB pazarı.
  • İran gazının halihazırda AB’ye taşınması zor olduğu için, 2009 yılında ABD ve AB destekli Katar-Türkiye boru hattı inşası gündeme geldi. Katar-Suudi Arabistan- Ürdün-Lübnan-Suriye-Türkiye üzerinden AB’ye bağlanacak olan hat sayesinde hem ABD’nin bölgedeki en güvenilir dostu Katar gazı ekonomiye kazandırılacak, hem de NATO üyesi Türkiye üzerinden geçen hat ile güvenlik sağlanacaktı. Ancak Esad, müttefiki olan Rusya’nın çıkarlarını zedeleyeceği için bu anlaşmayı reddetti hatta 2011 yılında bu hatta rakip olarak İran-Irak-Suriye boru hattı inşası için mutabakat imzaladı. Bu yeni hat her ne kadar ev sahibi ülkeler tarafından İslami Boru Hattı olarak lanse edilse de, birçok ülke tarafından Şii Boru Hattı olarak görüldü. Çünkü Rusya destekli Şii İran’dan çıkan gaz, Şiileştirilmiş Irak’dan geçip Alevi Suriye yönetiminin sınırlarına ulaşacaktı. Başta Suudi Arabistan ve Katar olmak üzere enerjideki Sünni egemenliği çatırmaya başlıyordu.
  • Ne tesadüf ki Suriye’nin alternatif boru hattı projesini ortaya attığı yıl, hatta mutabakat imzalanacağı haftadan birkaç hafta önce Arap Baharı Suriye’ye sıçradı. Rejimi devirmek için Irak’dan Suriye’ye kaydırılan ve sonrasında bir kısmı DAEŞ’e dönüşen “özgürlük savaşçıları”, öncelikle ülkenin doğusunu, yani hem hidrokarbon yataklarının bulunduğu hem de önerilip kabul edilmeyen Katar-Türkiye boru hattının geçeceği bölgeyi öncelikli olarak ele geçirdi. Rejimin kısa sürede teslim olacağını düşünen Batı’nın aksine İran ve Rusya destekli Esad ağır yara almasına rağmen yıkılmadı. Orantısız desteklenen ve kontrol edilemeyen savaşçılar DAEŞ’e dönüştü ve bölgede dökülen kan daha da arttı.
qatarr

Şekil 7: 2009 yılında Katar tarafından önerilen boru hattı projesi Suriye tarafından reddedilip alternatif olarak İran-Irak-Suriye boru hattı rotası teklif edildi. Her iki proje de gerçekleşmedi.

 

Türkiye

Petrol Tüketimi: 706 bin varil / gün (25. Sıra)

Doğalgaz Tüketimi: 43,6 milyar m3 / yıl (18. Sıra)

Petrol İthal Ettiği Ülkeler: Irak, İran, Rusya

Doğalgaz İthal Ettiği Ülkeler: Rusya, İran, Azerbaycan

petrol ve doğalgaz

Şekil 8: Türkiye Petrol ve Doğalgaz Boru Hatları

Asya ve Avrupa arasında köprü durumunda olan Türkiye bu sayede üretici ve tüketicileri birleştiren boru hatları için kilit ülke konumunda bulunuyor. Son zamanlarda “enerjide merkez” olma hedefi oldukça değerli olsa da, projeler değerlendirildiğinde malesef lafta kalıyor. Örneğin doğalgazda merkez olmak için farklı kaynaklardan gelen farklı fiyatlardaki gazın ülkemizde tek bir yerde toplanıp, yeniden fiyatlanıp adeta bir borsa oluşturulması ve yeni oluşan fiyat ile Avrupa’ya aktarılması gerekiyor (Örn: Henry Hub). Yakın zamanda devreye girecek olan Azerbaycan gazını Avrupa’ya taşıyan TANAP ve TAP projelerinde ülkemiz malesef yalnızca bir koridor görevi görüyor. Türk Akımı’nın ikinci ayağı henüz kesinleşmediği için ne olacak bilinmiyor ancak yapılması gereken, mevcutta bulunan ve yeni inşa edilecek olan boru hatları ile Azerbaycan, Rusya, İran, Irak hatta Türkmenistan gazını ülkemizde kurulacak bir merkezde toplayıp yeniden fiyatlandırarak ihraç etmekten geçiyor. Aksi takdirde enerjide merkez olma hedefimiz koridor olmaktan ileri gidemez.

pipelines feeding

Şekil 9: Türkiye’deki Mevcut, İnşa Halinde Olan ve Planlanan Doğalgaz Boru Hatları

 

KAYNAK

[1] Iran oil exports, where do they go? [2011], https://www.theguardian.com/news/datablog/2012/feb/06/iran-oil-exports-destination#_

[2] Analysis: Oil and gas pipelines in the middle east [2016], https://southfront.org/analysis-oil-and-gas-pipelines-in-the-middle-eas/

[3] Drilling often results in both oil and natural gas production [2013], https://www.eia.gov/todayinenergy/detail.php?id=13571

[4] Why the Arabs don’t want us in Syria? [2016], http://www.politico.com/magazine/story/2016/02/rfk-jr-why-arabs-dont-trust-america-213601?o=2

 

Bu yazı Fosil Yakıtlar kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir