World Energy Outlook 2016

2016 yılında enerji sektöründe global anlamda yaşanan en önemli gelişme hiç şüphesiz COP21 Paris Anlaşması‘nın Kasım ayında yürürlüğe girmiş olmasıdır. Bu tarihten itibaren 21. yüzyıldaki küresel sıcaklık artışının 2 °C‘nin altında tutulması konusunda 190 ülkenin imzaladığı anlaşmanın hukuki bağlayıcılığı başlamış olup anlaşmayı imzalayarak parlamentolarından geçiren ülkelerin BM’ye sunmuş oldukları planların uygulamaya konulması gerekmektedir. Elbette 2016 yılındaki tek gelişme COP21 ile sınırlı değildir.Bu yazıda, Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2016 yılına ait Dünya Enerji Görünüm Raporu’yla ilgili özet bilgiler yer almaktadır [1].

Son 10 yılda ülke/bölge farketmeksizin küresel ısınma, iklim değişikliği ve enerji güvenliği etrafında yoğunlaşan politikaların ortak ögesi rüzgar, güneş ve biyoyakıtlar başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımları olmuştur. 2015 yılında global enerji yatırımı 1.8 trilyon $ (2014’e göre %8 azalma) iken yenilenebilir enerji yatırımları bir önceki yıla göre %5 artarak yaklaşık 290 milyar $ ( toplam yatırımın %15’i) seviyesine ulaşmış ve toplam kömür ve doğal gaz yatırımlarını (130 milyar $) ikiye katlamıştır. Yenilenebilir enerjiye 103 milyar $ yatırım yapan ve kömür ülkesi olarak nitelendirilen Çin’i, 49 milyar $ ile AB ve 44 milyar $ ile ABD izlemektedir. Sektörel bazda yatırımlara bakıldığında ise 161 milyar $ ile solar ve 110 milyar $ ile rüzgar enerjisi toplam yatırımların yaklaşık %95’ini oluşturmuştur. Ancak, toplam yatırımlara baktığımızda petrol ve doğalgaz endüstrileri bir önceki yıla göre %25 azalmaya rağmen 583 milyar $ ile başı çekmiştir [2].

IEA’nın ülkelerin katkı beyanlarına sadık kaldığını öngören ana senaryosuna göre 2040 yılına kadar toplam enerji talebi %30 artacaktır. Yeni yapılacak olan elektrik santrallerinin %60’ı yenilenebilir enerjiden oluşacak ve global enerji üretiminin %37’si (şu an %23) yenilenebilir enerjiden sağlanacaktır. Bu hızlı gelişim sayesinde solar PV maliyeti %40-70, onshore rüzgar enerjisi maliyeti ise %10-25 arasında azalacaktır.Trafikteki elektrikli araç sayısı ise 1.3 milyondan 150 milyona çıkacaktır. Düşük karbonlu enerjiye geçilecek olan bu süreçte doğalgaz talebi %50 oranında artacak ve toplam tüketimde doğalgaz kömürü geride bırakacaktır. Petrokimya, havacılık ve taşımacılıkta alternatif olmadığı için petrol talebi günlük 92.5 milyon varilden 103.5 milyon varile çıkacaktır. Tüm bu gelişmelere rağmen, katılımcı ülkeler verdikleri sözleri yerine getirip enerji sektörüyle ilgili toplam karbondioksit salınımını 1/4’üne düşürmüş olsalar dahi ( 2000 yılındaki yıllık 650 milyon ton seviyesinden –> 2040 yılında yıllık 150 milyon ton seviyesine) yüzyıl sonundaki küresel sıcaklık artışı 2.7 °C olacaktır. Bu nedenle 2°C’lik hedefe ulaşabilmek için ülkeler daha yüksek bir efor sarfetmeli, örneğin 2040 yılındaki elektrikli araç sayısı 700 milyona ulaşmalı ve petrol talebi günlük 97 milyon varil seviyesinde kalmalıdır [1].

Not: 2 °C ve 4°C’lik sıcaklık artışının neden olacağı sorunlar için ilgili yazıya bakabilirsiniz.

world-energy-outlook-2016[1]

 

KAYNAK

[1] “World Energy Outlook 2016,” IEA, [Online].Available: http://www.iea.org/newsroom/news/2016/november/world-energy-outlook-2016.html?utm_content=buffer345c6&utm_medium=social&utm_source=twitter.com&utm_campaign=buffer  , 17 Kas. 2016

[2] “World Energy Investment 2016,” IEA, [Online].Available: http://www.iea.org/newsroom/news/2016/september/world-energy-investment-2016.html  , 17 Kas. 2016

 

Bu yazı Global kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir